İçerikler

Bu Kurulu Düzende Neden Fikir Üretemiyoruz? Cevabı Çok Basit: Kısıtlanıyoruz

Neden bizden bir fikir üretmemizi değil de söyleneni gerçekleştirmemizi istiyorlar? Bizim toplumumuzda fikir ve görüşlere değer verilmiyor. Var olan kurulu düzende yerimiz geldiğinde bize bahşedilen rolleri yerine getirip, bu akışın sürekliliğini gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu durumla okulda, iş yerinde veya belirli bir düzenle işleyişini devam ettiren her yerde karşı karşıya geliyoruz. Örneğin: Neden bir öğrenci sınav kağıdına bakmak istediğinde dersten kalmakla tehdit ediliyor? Ya da neden bir stajyer orada çalışmayı sürdürebilmek için kendi düşüncelerini açıkça ifade edemiyor?

Ülkemizde aklına bir fikir geldiğinde bunu yöneticisiyle paylaşan bireylerin oranı %18, bu fikri risk alarak gerçekleştiren çalışanların oranı ise sadece %8. Son zamanlarda bu durum biraz değişmeye başlasa bile hala şirketler çalışanların fikirlerinden çok “Daha fazla nasıl kar edebiliriz?” düşüncesine önem vermeye devam ediyor. Peki bu kurulu düzeni nasıl değiştirebiliriz? Sanırım bunu ancak daha fazla bilgiye ve özgürlüğe sahip olarak gerçekleştirebiliriz. Bence bize dayatılan onca algıya rağmen inadına özgürlük talep etmekten, inadına öğrenmekten ve inadına üretmekten başka çaremiz yok.

1600’lü yıllarda “Dünya dönüyor.” diyen Galileo’yu tanımayanınız yoktur ama büyük çoğunluğunuz Galileo’nun bu teorisinden dolayı onu ev hapsi ile cezalandıran dönemin papası VIII Urbenüs’ün ismini dahi duymamışsınızdır. Siz de etrafımızdaki bütün algılara ve önyargılara rağmen düşüncelerinizi dile getirmekten korkmayın ve asla pes etmeyin. Fakat bütün sorunu dış faktörlerde aramayın. Biraz da öz eleştiri yaparak iğneyi başkasına değil kendinize batırmayı deneyin. Bu sorunumuzun ortaya çıkmasındaki en büyük pay her şeyi bildiğimizi zannetmemizdir. Aslında bilmiyoruz. Felsefenin günlük hayatımızda ne işe yaradığını veya geometrinin yaşamımızda nasıl yer edindiğini bilmiyoruz. Evet haklısın, haklıyız. Kimse bize bunları düşünme fırsatı vermedi. Bu ezberci sistem bizim disiplinler arası düşünme kabiliyetimizi elimizden alıyor. Fakat sen bunları aşmak için ne yapıyorsun? Türkiye nüfusunun %86’sının hiç hobisi olmamış, %85’i ise boş vakitlerinde sadece televizyon izliyor. Bizim matematik bilen sporculara, gitar çalan mühendislere, resim yapan öğrencilere, kendini her alanda ifade edebilen gençlere ihtiyacımız var. Peki bunun için ne yapmalıyız? Bir doktorun sadece kendi literatüründeki gelişmeleri takip edebilmesi için yılda 125.000, günde 342 sayfa okuması gerekir. Sadece okusak bile bir makine kadar uzman olamıyoruz. Bir değer üretmek istiyorsak işin içine sanatı, tasarımı ve yaratıcılığı katmak zorundayız. Ancak bu şekilde farkındalık oluşturabiliriz. Çünkü hiçbir zaman başarının tek bir kaynağı yoktur.

“Değişmezsek gelişemeyiz. Gelişmezsek, zaten gerçek anlamda yaşamıyoruzdur.” (Gail Sheehy)

Image placeholder

Şerife Gökdaş

Yazı yazmayı ve ürettiğim içerikleri insanlarla buluşturmayı çok sevdiğimi söylemiş miydim? Bu yazıyıyı okuyarak benim hakkımda yeni bir şey öğrendin :) Başka yazılarda görüşmek üzere.

5 Yorum

  • Image placeholder

    İnci Bağlı

    Ocak 02, 2021 18.47

    Benimde söylemek istediklerim vardı fakat susturulduğum yada sosturulacağım için söylemedim. Bu düzen değişmez.

  • Image placeholder

    Ahmet Beş

    Ocak 04, 2018 10.20

    Çevremdeki düzeni değiştirmek için çok uğraştım ve sonunda başardım. Eğer çabalarsanız ihtimal var. Bence deneyin.

    • Image placeholder

      Seda Gün

      Ocak 07, 2021 23.01

      Nasıl başardınız Ahmet bey? Merak ettim. Zira benim için oldukça zor bir durum.

      • Image placeholder

        Ahmet Beş

        Ocak 08, 2021 01.17

        Kendimi değiştirmeyerek, onlar istedi diye susmayarak ve doğrunun bu olduğunu elimden geldiğince göstererek başardım. Herkes için mümkün değil bunlar. Benim çevrem bunları anlamaya açıktı. Umarım sizin için de istediğiniz olur.

        • Image placeholder

          Seda Gün

          Ocak 08, 2021 17.05

          Şanslıymışsınız. Umarım olur çünkü buna fazlasıyla ihtiyacım var.

Bir Yorum Yazın